Gündelik üç-dört tane farklı gazete takip eden birisi olarak, gazete yazarlarının çokluğu ve bu çokluğun gereksizliği hakkında çoktandır birşeyler yazmak niyetindeydim. Geçtiğimiz günlerde basın-yayın mezunu bir arkadaşımla yaptığımız konuşmada bu konuyu tartıştık. Televizyon ve gazete mühabirliği yapmış birisi olarak gazete okumadığını ve televizyon izlemediğini söyledi. Açıkcası bende internet ortamında üç-dört gazete haricinde televizyondaki haberleri izlemiyor ve gazeteleri alıp okumuyorum.

Türkiyedeki gazeteleri açıp baktığımızda içeriğinde iki-üç satırlık bir haberi kelime tekrarları ile uzunca yazılar haline getirdiklerini görüyoruz. Aslında aynı şeyi internetteki gazete haber portallarında ve televizyonlardaki haberlerde de görüyoruz. Aynı yazıyı üç-dört kere tekrarlamakla bizleri aptal yerinemi koyuyorlar yoksa “ne kadar uzun yazı, o kadar güzel haber” mantığı ile vaktimizimi çalıyorlar?

Gazetelerdeki haber saçmalığı bununlada bitmiyor aslında. Her gazetede en az günlük sayfa sayısı kadar sözüm ona yazar kadrosu bulunuyor. Bunların büyük bir çoğunluğu yazılarında araştırmadan uzak, her gün birşeyler karalıyayım mantığıyla, bazı gazeteci üst düzey yöneticilerinin torpilleri ile oralara yerleşmiş insanlar. Bu gereksizliğin yanında birde gündemdeki aynı konu üzerine, yazarların birbirleri ile yarış yapması. Evet gereksiz uzun haberler, gereksiz yazarlar derken birde bu yazarların aynı konu üzerinde aynı doğrultuda yazılar yazması ister istemez “nedir bu çokluk ve gereksizlik” dedittiriyor!

Avrupa ve Amerika’da her gün yazan yazarlara çok az rastlarsınız! Yazarların bir konu hakkında birşeyler yazması öyle bir günde yazılabilecek bir şey değil. Yazarın konu hakkında bir sürü kitap okuyup bilgi edinmesi, araştırması gerekiyor ki o konu hakkında birşeyler yazabilsin. Gelin görün ki Türkiye’de yazarların her gün birşeyler yazması; bu yazarların ya çok bilgili olduğuna yada her gün birşeyler sallamak zorunda kaldığını gösteriyor!

Birde aydın olup felsefeden yoksun yazarlarımız var ki bunlarda bir çok demecinde “ben bir konu hakkında yazacağım zaman o husus hakkında tüm kitapları bir araya toplayıp tüm verileri incelerim.” Demesi oluyor. Yazar konu hakkında okuduğu kitaplardan birer harman oluşturuyor ve okuduklarının bir bakıma özetini çıkartıyor! Çünkü yazarın o konu hakkında hiç bir felsefesi yok. Bunun neticesinde ortaya fikirsiz toplama bir yazı çıkmış oluyor. Bunun neticesinde de (yukarıda da değindiğim gibi) bir çok yazarın aynı konu hakkında aynı doğrultuda yazılar yazmasına neden oluyor.

Türkiyede gerek haber gazeteciliği gerekse bir çok yazarların gereksizliği üzerine büyük değişimler yapılması şart. Artık bilgi elimizin altında; önemli olan bilgiyi iyi değerlendirebilmek ve zamanı iyi kullabilmekte. Gazeteler sayfalar dolusu haber ve yazar kadrosu oluşturacağına az ama öz bir düşünce ile daha faydalı ve halkı bilgilendirici olabilirler.